|
12 Eylül, Sezen Aksu ve Diğerleri...
|
|
09-17-2010, 09:30 PM
(Bu konu en son: 09-20-2010 tarihinde, saat: 02:00 PM düzenlenmiştir. Konuyu düzenleyen: feyruz.)
Yorum: #1
|
|||
|
|||
| 12 Eylül, Sezen Aksu ve Diğerleri... | |||
|
09-17-2010, 09:36 PM
Yorum: #2
|
|||
|
|||
RE: 12 Eylül, Sezen Aksu ve Diğerleri...
![]() ![]() Nostalji güzel
Bilen inanmaz, inanan bilmez |
|||
|
09-18-2010, 02:20 PM
Yorum: #3
|
|||
|
|||
|
RE: 12 Eylül, Sezen Aksu ve Diğerleri...
Şu Yahudiler tedbirli insanlar vesselam.
"Yaşasııın!" diye bağıran Yahudiye sormuşlar; "Kim yaşasın?" Yahudi "Daha belli değil" demiş. |
|||
|
09-18-2010, 08:59 PM
Yorum: #4
|
|||
|
|||
|
RE: 12 Eylül, Sezen Aksu ve Diğerleri...
AHLAKSIZLIĞIN DA, YALANCILIĞIN DA, RİYAKARLIĞIN DA BİR SINIRI OLMALI
![]() Sezen, Cumartesi Anneleri için şarkı yaparken, LeMan 28 Şubatçıların elini öpüyordu diye girmiş yazıyo genç sivil tosun. Bir tanesi 1. sayfalarından olmak üzere 3 ayrı sayfadan girmişler LeMan haberini… Şimdi bunun zavallı zekası muhalifçilik oynamayı, kırmızı ayakkabı giyme sınırına ancak taşıyabildiği için nereden gireceğini de bilememiş. Gastenin 3 ayrı sayfasındaki 3 ayrı yazıda da tekrar var. LeMan 28 Şubat’ta Generallerin elini öperken.. Al sana LeMan’ın 28 Şubat kapağı… Sezen Aksu, generaller ve Cumartesi Anneleri… Gördüğünü anlayabiliyo musun yavru sivil tosun?O küçücük beyninle tarihi yeniden yazabileceğini mi düşünüyorsun. Aç o sayıdaki LeMan ciltlerini bak bakalım, LeMan 28 Şubat’ta ne yapmış?.. biraz gerilere git, Güneydoğu’daki kirli savaş için, köy yakmalar, infazlar, faili meçhuller, işkence, insan hakları ihlalleri, kayıplar, Cumartesi Anneleri için neler yapmış?.. Susurluk’ta 1 dakika karanlık eylemi LeMan Kültür’de Can Yücel, kayıp Hasan Ocak’ın annesi, babası, faili meçhul binbaşının eşi Tomris Özden’lerle beraber şalter indirilerek başlatılmış. Sen oraya Sezen’in bir şarkısını koymuşsun. Ben buraya on bin tane karikatür, kapak, yazı mı koyayım yamasız yalanın için. LeMan 28 Şubat’ta da Sezen’i pamuklara sarıp kollamış. Şimdi bırakalım bunları da sen o Yasemin ablana sor bakalım. O 28 Şubat’ta Washington’da ABD’nin o eyaleti senin bu eyaleti benim dolaşıp napıyormuş?. Bak sen daha bu yazıları girmeden önce yeniHarman’da çıktı 28 Şubat’ta yediği herzelerin listesi… ![]() Merve Kavakçı’nın lincinde onun kadar gayretlisi varmıymış, yokmuymuş?. Bir cevap verin bakalım… riyakarlığın, yalamalığın, yalancılığın da bir sınırı olmalı değil mi ama?.. Zaten bizim kapağımızda evet, hayır, boykot kapağı değil riyakarlığın kapağıydı. Dergide referandum için 3 seçeneği de kullanan arkadaşlar var.. Ama bunu anlamamak için kırmızı ayakkabılar seviyesinde bir ahlaka ve zekaya sahip olmak lazım. Sevgili okurlar; Taraf Gazetesi’nin en dongoz yazarları çıktığından beri LeMan’a saldırmaya çalışan makaleler yazıyorlar. Kıllı soytarısından kırmızı bağcıklı genç tosunun sakallı abisine, profesör ünvanlı yazarları na kadar bir sürü LeMan aleyhine zekaları yettiğince makale yayınladılar. Hiçbirine cevap vermedik.Medya eleştirisi yapan bir tanesi tek tek LeMan’da yayınlanan karikatür ve kapakları kendince analiz etmeye çabalayarak yazmış. ![]() Bunu iki defa yayınladı. Mizah zekasının yanından bile geçemeyecek bir potansiyeli olduğundan hepsini g.tünden anlayarak açıklamaya çalışmıştı. Dertleri LeMan’ın itibarını fare gibi kemirmek, yamandıkları iktidar eleştirisini zayıflatmak. Kendileri okyanus ötesi g.t öpme yarışına girdikleri için bilinçaltlarından kusan LeMan 28 Şubat’ta generallerin elini öptü yalanını utanmazca, hayasızca yazabiliyorlar. LeMan bu ülkede muhalifiğin tarihini yazmıştır. Bunların zavallı beyinleri bırakın LeMan’ın yukarda saydığımız insan hakları mücadelesi, işkence, faili meçhuller, yakılan köyler, yargısız infazlar, ölüm oruçları, cezaevi operasyonları, Cumartesi Anneleri, Susurluk, banka soygunları, yasak, sansür, baskı konusunda yazıp çizdikleri ve tarih yazan sicilini kavrayıp eleştirmelerini sadece gayler için yaptıklarını bile hafsalaları almaz. Kime konuşuyorlar?.. T.A. http://www.leman.com.tr/index.php |
|||
|
09-20-2010, 09:44 AM
Yorum: #5
|
|||
|
|||
|
Yalnızca Kenan Evren yeter mi?
KENAN Evren’i yargılamak yeter mi?
Elbette yetmez. Bu öyle tek mahkemelik, tek savcılık tek, tek cezalık bir dava olamaz. Bu mahkeme için yazılı kanunlar yetmez. Bir başka yargı daha lazım. En geniş katılımlı bir yargı. Mahkemesi öyle bir salona sığmaz. Büyük bir coğrafya lazım. Mesela, önce herkesin kendi içinde bir mahkeme kurması gerekir. Kimlik ve kişilik bilgilerini, karakter detaylarını herkesin kendi yüzüne karşı okuduğu bir mahkeme. Yani diyorum ki; 11 Eylül sabahına kadar demokrasi kahramanı olup; 13 Eylül’den itibaren Evren yönetimine doğru eğilenlerin. Gencecik çocukların işkence odalarından yükselen çığlıklarına karşı sağırlaşanların. “Acaba yeni bir ihale kapar mıyım?” diye Evren’in damadına, kızına, paşaların yakınlarına yanaşan işadamlarının. O uslanmaz fırsatçılığın. O utanmaz yardakçılığın. O iflah olmaz kaderciliğin. “Efendim tabii toplum da bir kaosa gidiyordu...” diye başlayan konuşmaların. Evren’i ziyaret kuyruğuna giren sivil toplum kuruluşlarının... Başbakanken önünde diz çöktüğü siyasetçi için 12 Eylül’den sonra “Zaten bu siyasetçiler de” diye başlayan çark etmelerin. “En kısa zamanda demokrasiye geçilmelidir” diye başlayan ama Evren’e “küçük güller” atan yazıların. Konseyin karşısında “el pençe”, arkalarından yalnızca “pençe” olanların. Şimdi “Asker kışlasında olmalıdır” diye demokrasi yazıları yazan, o zaman “hoş geldin paşam kokulu” makaleler döktürenlerin. YÖK’ten TRT’ye kadar bürokrasinin en ücra makamlarına gelebilmek için her türlü hokkabazlığı yapanların. “Acaba bu darbeden ne kapabilirim?” diye Ankara’daki otellere üs kuranların. Evren’in karşısında konserler verenlerin, “devletin sanatçısı” olmak için sıraya girenlerin. Gladio bozması katilleri, yurtdışında suikast yapmak için organize edenlerin. Adını sokaklara verenlerin. Okullar yaptıranların. Bir akşam yemeği için özel kalemi önünde kuyruğa girenlerin. “Acaba başıma bir şey mi gelir” diye, uğrunda kader birliği yaptığı siyasi arkadaşlarından, liderlerinden, Ecevit’ten, Demirel’den Erbakan’dan Türkeş’ten fersah fersah kaçanların. İspiyoncuların. “Efendim bu gün şu kadar ev bastık, şu kadar yasak yayın ele geçirdik. Şu kadar teröristi konuşturduk” diye övünen vahşilerin. Ve hatta Evren’i gittiği illerde alkışlayan kalabalıkların. “Hoş geldin paşam. Huzur getirdin” diye pankart açanların. Evet işte böylesine geniş bir “suç atlası”ndan söz ediyorum. Tamam! Evren ve arkadaşları bir suç işlemiştir. Ama cinayeti 5 kişi işlese de suça yataklık edenler, ortak olanlar, teşvik edenler o kadar fazladır ki. Bu yüzden yalnızca Evren’in yargılanması yetmez. Manevi bir mahkeme de gerekir. Yani herkesin kendi içinde kuracağı bir mahkeme. Ve işte orada en şeffaf itiraflar yapılmalıdır. Çünkü o suçun yargıcı aynadır. Cezası utançtır. Hapishanesi vicdandır. Suçtan günaha kadar uzanan bu kirlilik ancak böyle temizlenir. Demokrasinin hesabını mahkemelerde sormak yetmez. Asıl vicdanlarda hesaplaşılmalı. Fatih ÇEKİRGE Çok sıkı bir şekilde denetlendiği sürece, özgür ifadeden yanayım. |
|||
|
« Eski Konular | Yeni Konular »
|
Anahtar Kelimeler |
12 Eylül, Sezen Aksu ve Diğerleri... indir, 12 Eylül, Sezen Aksu ve Diğerleri... Videosu, 12 Eylül, Sezen Aksu ve Diğerleri... online izle, 12 Eylül, Sezen Aksu ve Diğerleri... Bedava indir, 12 Eylül, Sezen Aksu ve Diğerleri... Yükle, 12 Eylül, Sezen Aksu ve Diğerleri... Hakkında, 12 Eylül, Sezen Aksu ve Diğerleri... nedir, 12 Eylül, Sezen Aksu ve Diğerleri... Free indir |