Tarih: 05-23-2012, 09:44 PM Hoşgeldin, Ziyaretçi: (Giriş YapÜye Ol)

Yeni Yorum Gönder 
 
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Friedman'ın gelecek tasarımları
05-26-2011, 12:10 PM (Bu konu en son: 05-26-2011 tarihinde, saat: 12:13 PM düzenlenmiştir. Konuyu düzenleyen: Latif Erol.)
Yorum: #1
Friedman'ın gelecek tasarımları
George Friedman’ın(*) büyük ilgi uyandıran New York Times bestseller’ı “Gelecek 100 Yıl”eserinde(**), önümüzdeki yüzyılda gerçekleşecek olan büyük olayların ve trendlerin nefes kesici bir portresini sunulmuştu.
Friedman şimdi de, ülkemizde 1. Baskısının Nisan 2011’de henüz yapıldığı “GELECEK ON YIL-The Next Decade”da, kendisini hem medyada hem de akademik ve siyasi çevrelerde öne çıkartan tarih bilgisi ve öngörüsüyle, analizlerini önümüzdeki on yılda, tüm dünyanın karşısına çıkaracak olan önemli olaylar ve zorluklara odaklamaktadır.
Kendi ifadesiyle, “önümüzdeki on yıl, büyük bir değişim dönemi olacak. Şu anda hayal etmesi zor olsa bile İslam dünyasındaki savaşlar azalacak, biz terörizmle yaşamayı öğreneceğiz, teknoloji ve enerji gerçekleri yepyeni yönlere sapacak.”
319 sayfalık bu kitabı 26 sayfada derledim ve sizlerle paylaşıyorum. Biliyorum ki zaman bulamayacak arkadaşlar daha sonra okuyabilmek için arşivlerine bu derlemeyi alacaklar ve zaman bulunca göz atabilecekler... Ama onlara yönelik, zaman özlemine kısa bir ara verebilme uğruna, ilgi çekici bazı cümleleri aşağıya aktarıyorum:
*Yeni yüzyılın ilk yılları Amerikan halkının dünyanın hala tehlikeli bir gezegen olduğunu keşfettikleri birinci on yıllık dönemdi ve Amerikan başkanı buna mahsus bir tepki üretmek için çılgınca çaba harcıyordu. 2011 ila 2021 arasındaki on yıl, Birleşik Devletler’in, dünyanın düşmanlığıyla başa çıkmayı öğrenmeye başladığı on yıl olacak. Stratejik hedef, dünyanın herhangi bir köşesinde Birleşik Devletler’e meydan okuyabilecek bir gücün ortaya çıkmasını önlemek olmalı.
*İran için muhtemel karşı denge oluşturabilecek ve bölgede uzun vadeli güç olmayı başarabilecek tek ülke Türkiye ve gelecek on yıl içinde, ABD her ne yaparsa yapsın bu mertebeye ulaşacak. Türkiye dünyanın en büyük on yedinci ekonomisine sahip ve Orta Doğu’daki en büyük ekonomi. Bölgenin -Ruslar ve belki İngilizler hariç- ve büyük ihtimalle Avrupa’nın en güçlü ordusuna sahip. Müslüman dünyasındaki çoğu ülke gibi onlar da şu anda kendi sınırları içinde laiklikle İslamcılık arasında bölünmüş durumdalar ama mücadeleleri Müslüman dünyasını diğer ülkelerinde yaşananlara göre çok daha sınırlı. İran’ın Arap Yarımadası’na egemen olması Türkiye’nin çıkarlarına uymaz çünkü bölge petrolüne karşı onun da iştahı kabarmış durumda, bu onun Rus petrolüne olan bağımlılığını azaltacak. Ayrıca Türkiye, İran’ın kendisinden daha güçlü olmasını istemiyor. İran’ın küçük bir Kürt nüfusu varken, Güneydoğu Türkiye çok fazla sayıda Kürt’ün yaşadığı bir yer; bu da İran’ın sömürebileceği bir gerçek. Bölgesel ve küresel güçler Irak, Türkiye ve İran’a baskı yapması veya onların dengesini bozması için Kürtleri kullanıyorlardı. Bu eski bir oyun ve daima bir hassasiyet konusu. Gelecek on yıl içinde İranlılar, Türkiye’yle başa çıkabilmek için önemli kaynaklar ayırmak zorunda kalacaklar. Gelecek on yılda Birleşik Devletler Türkiye’nin Amerikan çıkarlarına karşı düşmanca hisler beslememesini sağlamalı ve Arap dünyasına egemen olup onu bölmek için İran ve Türkiye’nin birlik oluşturmasına engel olmalı.
* Türkiye gelecek on yılda -özellikle de Rus petrolüne bağımlı olursa- Ruslarla işbirliği yapabilir ama Kafkaslar’daki sınırlarını güneye doğru değiştirmesi veya boğazı herhangi bir şekilde terk etmesi kesinlikle imkansız. Türkiye sadece varlığıyla bile Rusya’ya karşı ABD çıkarlarına hizmet ediyor.
*ABD hep kendini dünyadan geri çekmek ve çevresindeki engin okyanusların tamponunda korunan vatan topraklarında güvenliğin tadını çıkarmak istemiştir. Ama vatan toprakları güvenli değil. Ne teröristlerden korunabiliyor ne de Birleşik Devletler’i tehlikeli bulan ve ne yapacağının belli olmadığını düşünen ulus devletlerden.
*İmparatorluklar ender olarak planlanır ya da önceden tasarlanır ve böyle olanlar da Napolyon ve Hitler’inki gibi uzun ömürlü olmaz. Organik şekilde büyüyenler ezici büyüklüğe ulaşana kadar fark edilmezler. Roma ve Britanya için bu böyleydi; başarılı olmalarının nedeni imparatorluk konumuna ulaşınca onu sadece sahiplenmekle kalmayıp yönetmeyi de öğrenmiş olmalarıydı.
* Yirminci yüzyılda, Birleşik Devletler zamanının yüzde 17’sinde savaş halindeydi ve bunlar küçük müdahaleler değil büyük savaşlardı, bunlara yüz binlerce asker katılmıştı. Yirmi birinci yüzyılda, neredeyse zamanın yüzde 100’ünde savaştaydık. Kurucuların, başkanı başkomutan yapmalarının bir nedeni vardı. Makyavel’i dikkatle okumuşlardı ve ne yazdığını iyi biliyorlardı:
“Savaştan kaçış yoktur; savaş sadece başkalarının avantajına ertelenebilir.”
*Sadece bir ülke sıfırdan nükleer silah yarattı ve bu ülke Birleşik Devletler’di. İngilizler nükleer silahlarını Amerikan araştırma çabalarına yaptıkları katkılara karşılık olarak aldılar. Fransızlar da teknolojiyi Amerikalılardan aldılar, sonra İsrail’e hediye ettiler. Ruslar bilgiyi Amerikalılardan çaldı sonra Çinliler ve Hintlilere transfer ettiler. Çinliler teknolojiyi Pakistanlılara verdiler. Mesele bu silahların bağımsız bir araştırma programı tarafından geliştirilmesinin son derece zor olması, bu yüzden İran hala çabalıyor ve Kuzey Kore doğru yöntemi bulabilmiş değil.
*ABD petrol akışını korumak için Arabistan’ı işgal etmektense, imparatorluğun klasik stratejisini uyguladı; İran ve Irak arasındaki rekabeti kızıştırdı, onları birbirlerine düşürerek güçlerini dengeleyip etkisiz hale getirdi.
*Uzun dönemde, Bin Ladin’in asıl amacı yedinci yüzyılda oluşturulan ve Osmanlı İmparatorluğu’nun düşüşüne kadar Orta Doğu’ya egemen olan İslam’ın merkezi yönetimini, halifeliği yeniden yaratmaktı. Eğer Amerikalılar bir karşılık vermezse bu onların zayıflığını teyit ederdi. Eğer Amerikalılar şiddetle karşılık verirse bu da İslamiyet düşmanı olduklarını kanıtlardı.
*Avrupa Birliği gelecek on yılda yok olmayacak. Serbest Pazar bölgesi olarak kuruldu ve öyle kalacak. Ama dünya sahnesinde büyük oyuncu olabileceği çok uluslu bir devlet halini de almayacak. Devletler arasında askeri güç paylaşacak kadar ortak çıkar yok ve askeri güç olmadan Avrupa benim “derin güç” dediğim şeye sahip olamaz.
*Türkiye’yle güçlü bir ittifak ABD’ye Karadeniz’de etki alanı sağlar ve Fransa’nın Akdeniz’de geliştirmek isteyebileceği stratejilere karşılık vermesine imkan tanır. Bu ittifaka yardım edecek bir konu da Avrupa göç politikası, Avrupalılar Türk göçünden korkmaları sebebiyle Türklerin AB’ye girişlerine engel olacaklar. Türkiye gelecek on yılda kesinlikle daha güçlü olacak ama tek başına hareket etmeye henüz hazır değil. Etrafındaki bölge fazlasıyla dengesiz ve Kafkaslar’daki Rus tehdidi onların ABD’yle güçlü ilişkiler içinde olmalarını gerektirecek. Türkler bundan pek hoşlanmayacaklar ama başka çareleri yok.

sevgi ve saygılarımı iletir, sağlık ve esenlikler dilerim.
Halit YILDIRIM
Bu kullanıcının tüm konu ve yorumlarını Ara/Bul
Bu yorumu alıntı yaparak cevapla
05-27-2011, 08:04 PM
Yorum: #2
RE: Friedman'ın gelecek tasarımları
gelecek muhendisliği konusunda türkiye nin yeterli olmaması onun konumu üzerinden başkalarının teori üretmesine zemin hazırladığı için söylenenlarin doğru olmadığını iddia etmek hatadır çünkü bu konuda kimse yeteri kadar bilgiye ve güçlü ve keskin bi mantığa sahip değil. özellikle tarih bilgisi ve tarih anlayışı ideolojik olan ülkelerde doğruyu bulmak neredeyse imkansızdır ve eldeki veriler ya eksik yada yeterli olmadığı için sonuca giden çözümü üretmekte de hatalar olur birde bu verileri değerlendiren karar me kanizmasında bulunan bireylerin duygu,düşünüş yaşayış,sosyalve ekonomik standartları var ki bunu kimse tam olarak tartamaz böyle bir ortamda ilkel ve içgüdüsel tepkiler vermek olağandır iktidar öyle bir kompleks yapıdırki içinde kendine ait olmayan dokuları ve mantığı barındırmaz bir zamanların iktidarı veya iktidar olmuş bir nesil zerinden olayların geçmesi ve doğal şartlardan dolayı değişince yerine gelenler aynı başarıyı gösteremediği gibi kötü bir idarenin arkasından iyi bir idarede gelebilir. benim gördüğüm türkiye konusunda yapılan yorumların çeşitlendiği vemerkez ülke olarak türkiyenin görüldüğüdür. bunun üzerine yapılan yorumlar dış kaynaklı ollduğu için bu her ülkenin ne beklediği ile açıklanabilir burda sorulması gereken önümüzdeki 10 yıl için türkiyenin bir plamı varmı yoksa onuın yerine başkalarımı strateji geliştirecek mesela NATO gibi veya diğer uluslar arası organizasyonlar gibi. ABD ve İsrailin kendine rakip olan veya olabilecek güçleri nasıl etkisiz hale getirdiğini biliyoruz ve görüyoruz şimdi etksizleştirilmesi gereken ülke türkiye veya iran olarak görülüyorsa bunun içinden abd nin çıkması için ya iranın ıraka veya başka bir ülkeye saldırmasını sağlaması gerekiyor ki bunun içinde iran türk çatışmasıda dahil her şeyi hazırlamak ABD nin görevi bir diğeri Türkiyenin ıraka müdahalesinin nasıl sonuçlanacağı ile ilgili tezler eğer türkiye bu işi ortadoğunun kapısı ve anahtarı olarak görür ve doğru kullanırsa önünde değil iran hiç bir güç duramaz ama ırak iyi yönetilemezde bir bataklığa dönüşürse o zaman türkiyenin yıkılışının kapısı ve anahtarı olur bütün bunlar olup biterken içerdeki belli çevrelerin aymazlığı gelecek on yıl için insanın umudunu kırsa da yapacak bişey yok kimin kalemi güçlü ve kimin kılıcı keskinse o kazanır o n yılı ve on yılları. insiyatif eğer türkiyedeyse bu ilk hamlede elden gidebilir sonra ne zaman o inisiyatif geri alınır bilmem ama sanırım ülkeyi idare ettiğini zannedenleri istese de istemese de bişeyler olacak bekleyelim görelim bir musibet bin nasihattan iyidir
Bu kullanıcının tüm konu ve yorumlarını Ara/Bul
Bu yorumu alıntı yaparak cevapla
05-27-2011, 09:34 PM (Bu konu en son: 05-28-2011 tarihinde, saat: 09:47 AM düzenlenmiştir. Konuyu düzenleyen: salih.)
Yorum: #3
RE: Friedman'ın gelecek tasarımları
[/b]Çok kısa özetleyecek olursam Freidman'ın görüşleri öngörü falan değil, resmen olmasını istediği ,hesapladığı veya çaba gösterecekleri gelecek plânı/projeksiyonu ! İran Türkiye çekişmesi ! Hâttâ "iti ite kırdırma" hayâlleri .

Yazar Osmanlı İran çekişmesini belli ki biliyor. Ama herhalde eksik biliyor . Unuttuğu birşey var;Osmanlı en güçlü döneminde bile, (Portekiz İtalya İspanya ile çekiştiği dönemlerde bile) İran ile belli bir denge içinde götürmüştür ilişkilerini.1500 lü(16 YY da) ve 1600 lı yıllarda (17.YY da diyelim) Osmanlı [b]her Batı seferi öncesi şu veya bu şekilde Doğu'ya(İran'a) saldırmış ve gözdağı vermiştir. Yani Osmanlı ekonomik olarak bereketli toprakların ,dönem itibarıyla Balkanlar ve Batı olduğunu biliyordu ve genel politikası ona uygundu. Osmanlı'nın derdi hiçbir zaman İran'ı kendi hükmü altına almak değil, sadece Batı'ya yöneldiğinde (kaldı ki Yemen Mısır ve Kuzey Afrika seferleri bile aslında Osmanlı'nın Batı-Portekiz İspanya İtalya Fransa- ile çekişmesidir) ve Doğu/Hint/Çin ticaret yollarını denetleme meselesidir. Doğu sınırlarını/arkasını garantiye alma çabasıdır.

Şimdi işin içinde pertol var. Zenginlik Orta-Doğu ve İran Kafkaslar' da. Türkiye petroller için İran vs gibi ülkeelrle savaşa girmeyi bile göze-alacakmışşşşş vs vs vs ! Ülen oğlum sen zaten ordasın ! Almışşsın(özelleştirmişsin) pertolleri İran hariç ! Libya'ya da çöreklendin ! Hâlâ doymadın;herkesi kör aptal ve sersem sanıyorsun ! İran'ın başına çorap örecek; bu işte kullanbileceğini hesapladığı güçleri şimdiden hazırlama derdindesin ! Tamam bizde köpek/kurt çok seninle birlikte havlayacak ve şimdiden onlara "haydi siz de gelin !" diyorsun.

Bu pis yalanları ve numaraları kimse yutmaz ! Sanki insanlar senin Irak da Afganistan da Libya'da neden niçin olduğunu bilmiyor mu ?
Bu kullanıcının tüm konu ve yorumlarını Ara/Bul
Bu yorumu alıntı yaparak cevapla
05-29-2011, 08:12 PM
Yorum: #4
RE: Friedman'ın gelecek tasarımları
afein çarha ki çattır dı kuduzu kuduza diye bir kehanet hatırlıyorum. zalimlerin satranç oyunlarını izleyip de gönlümü aklımı yormanın bana bir faydası olmayacak eğer düşündüklerinden istifade etmek isteyen varsa zaten fırsat buldukça istenmediğimi bilerek yazıyorum daha önce yazdığımı ve mahkum olduğumu hep hatırlayarak. biz ehl-i kitabız bizim kitabımızda herşey var yeri geldğinde herşeyi kitaba uydurmasını biliriz allahın izniyle eğer dünya hakimiyeti gibi bir mesele varsa zaten zaten devletler ve milletler bunun için var yok eğer başka bir dünyanın mutluluğu için arayış varsa bunun anahtarı yine ehl-i kitabın elinde yolları bilenler onlar bazı şeyler çok basit gibi görünse de aslında gerektiğinden fazla karışık olabilir.geç kalınmış feryadın faydası olmaz sadece acıyı ve duyulan kederi artırır. bazı hatalar o kadar büyüktür ki bunu yapanlar hatanın bedelini çok uzunca bir süre öderler ve bazen çekilen acı bitmez nesilden nesile geçer. bazı şeyleri ancak eski literaturu kullanarak ifade edebiliriz şimdiki durum ile ilgili geçmiş örnekleri verip kimsenin canını sıkmak istemem ama nasıl olurda böyle bir çağda yani bilginin ve medeniyetin ve teknolojinin altın devrini yaşadığı bir zamanda bir takım insanlar bir kısım milletler cahillerin babası konumuna geliyorlar hayret içinde kalmıyor değilim.ismet paşa hazretleri büyük devletlerle ilişki kurmayı ve diplomasiyi ayıyla yatağa girmeye benzetmiş çok dikkatli olmak gerekir demiş siz ayıyla yatağa gireceksiniz ve dikkatsizce davranacaksınız ayının canını yakacaksınız ayıda size teşekkür edip gülümseyecek yok öyle bi fizik kanunu ayı postu deldirmediği müddetçe hep üstte kalacaktır. neden tarihten ve tarihçilerin sözlerinden ibret almazlar anlamam ki ne zaman biri çıkıp doğruyu söylese siz onu linç etmeyi yaşarken öldürmeyi ve çıkarlarınıza hizmet etmediği için ya dışlamayı ya da en ağır şekilde cezalandırmayı tercih edenlersiniz eğer yeryüzünde adalet varsa yaptığınız karşılıksız kalmayacak ne acı ne acı firavun imanına sahip olmak musa denizden geçipte sahil-i selamte çıkınca firavunda denizde boğulacağını anlayınca ' MUSA NIN RABBİNE İMAN ETTİM' demiş ama imanı kabul edilmemiş. bütün olup bitenlere söylenen onca söze apılan yorumlara kulağını tıkayıp ıslık çalanlar şimdi ateş bacayı sarınca mı akıllandılar benim yüzümü dünya ya çevirip ağır ve acı konuşturma bir bilim adamının sözleri anlaşılımıyorsa konuşmasının bir anlamı yoktur eğer bilgiye ve doğruya rağbet edilmiyor ve kabul edilmiyorsa orda sukut en iyisidir. bir insanı fiziken cezalandırmak bir nebze adaleti sağladığı için içinizi rahatlatabilir ama ruhun çektiği ızdırabın bedeli ancak ruhlarını cezalandırmakla ödenebilir bunu ise insanın yapması mümkün değildir çünkü insa ruh hakkında bilgi sahibi değildir. kötüler ve işini yapmayanlar cezalandırılacaklar her suçun bedeli kendi cinsindendir. devlet bir hata yuaparsa bedelini devlet öder millet hata yaparsa bedelini millet öder yapılan hata ekonomikse sonuçları ekonomik olur. ya da diğer şekilde eğer boy ölçüştüğünüz devletleri yeteri kadar tanımıyor ve siyasetlerini de size kendi yetiştirdiği adamlar ders veriyorsa orda bişey yapma zaten sen bitmişsin sana verilen oyuncaklarla oyna başkasına karışma o kadar çok şey söylenebilir ki ama artık faydasız ancak son sözler yeni nesiller için bir anlam ifade edebilirken yeni bir neslin olmaması da söz söylemeyi anlamsız kılar aklın ve felsefenin ve düşünce gücünün sınırı yoktur bütün senaryolar bu bilinçle hazırlanır ve uygulanır eğer aklın yetmiyorsa orta da deli gibi dolanmanın bi anlamı yok gerçi ne fayda gerizekalı gerizekalı olduğunu bilse susar oturur yerine ama aptal ve cahil adam kendini bilmez başkasına akıl verir insanın sinir katsayısını artıran ve tahammul sınırlarını zorlayan bi durum ama allaha çok şükür beni öldürmek için kullandığı hançeri allah düşmanımın kalbine sapladı bunun için ne kadar şükretsem azdır ne kadar anlatsam yeridir ama burda değil bunun da bir yeri var ve sabırla o zamanı ve o yeri beklemek en iyisi BEDİR GÜNÜNE YEMİN OLSUN Kİ BURASI REİSLERİN BAŞININ KESİLECEĞİ YERDİR. bir zamanlar rahmetli erbakan vardı eski başvekillerden o da demişti gelecekle ilgili kehanetinde BU OLACAK AMA ACI MI OLUR TATLI MI OLUR KANLI MI OLUR KANSIZ MI OLUR diye batılı düşünürler kilise mantığı sayesinde eldeki verilerden yarın ne olacağı konusunda güçlü tahmünlerde bulunurlar bizde de vardır böyle yeterli insanlar ama söz bittiyse bir yerde orda sukut lazım dır. ne diyim allah affetsin onca masumun kanında elini yıkayanları. unutmayın merhamet etmeyene merhamet edilmez. merhamet edilmeyecek bunu öğreneceksiniz dünyanın kaç bucak olduğunu bilmeyen varsa onlara anlat şurası şu kadar adamın öldüğü yerdir diye şurası şu kadar adamın öleceği yerdir diye dünya da böyle enerji birikimleri yaşanır bu enerji bir olayın ardından açığa çıkar ve çok insan bundan etkilenit daha işin başında az zararla bundan kurtulmak imkın varken maalesef kötü idare olayı bir kangrene çevirmiş bile bu pis kan akmadıkça organ zehirlenmeye devam edecek hiç unutmam kurban bayramlarını o kadar çok kan akar ki insan o günün akşamında başka duygular hisseder bi sanırım biriken ve ya açığa çıkan enerji ile ilgili acaba belli gün ve haftalarda belli yerlerde bir enerji birikimimi oluyorki birden ansızın açığa çıkıyor ve insa ne oluyor diye şaşkınlık içinde kalıyor.... neyse bi yerde enerjimi birikti ne patladı patlayacak sanki ama kimin başına patlar bilemem. alllah kendine inanan kullarını korusun.
Bu kullanıcının tüm konu ve yorumlarını Ara/Bul
Bu yorumu alıntı yaparak cevapla
05-30-2011, 03:58 PM (Bu konu en son: 05-30-2011 tarihinde, saat: 04:00 PM düzenlenmiştir. Konuyu düzenleyen: salih.)
Yorum: #5
RE: Friedman'ın gelecek tasarımları
uzman tarihçi arkadaş, umarım senin yazılarını bazen çok ağır eleştirdiğim için yazmadın şu kelimeleri ;" fırsat buldukça istenmediğimi bilerek yazıyorum daha önce yazdığımı ve mahkum olduğumu hep hatırlayarak". Tüm cümleyi almadım. Eğer başından geçen başka özel olayları kastetmeyip, sana değil görüşlerine karşı yaptığım ağır eleştirilerden senin burada yazmamanı istediğimi sanıyorsan, yanılıyorsun. Öyle bir derdim veya sansürcülük,tek ve mutlak doğru gibi inançlarım yok. Orayı çoktan geçtim. Eğer sana senin buraya yazmamanı istediğimi düşündürdüysem özür dilerim.

Açık söyleyeyim;yazılarının ana mantığını anlamakta çoğunlukla zorluk çekiyorum. Referanslarımızın ayrı olması bir yana, dilin çok özgül. Parağraf kullanmıyorsun. Belli ki dolusun;az zamanda çok şeyler söylemek istiyorsun. O sebeple jargonun "dolu" ve asıl vugulamak iltmek isteğin mesajları "temizleyip sivriltmekte" ,bence, çok zorlanıyor ve temel argümanlarını toparlamakta zorlanıyorsun.
Olanbilir ;dil genel iletişim aracı olduğu kadar subjektiftir de .

Tek doğruların olduğu yerde konformizm/düşünce tembelliği doğar. Bu bakımdan temel olarak çok farklı görüşlerimiz bile olsa, açıkça savaş kışkırtıclılığı ve ırkçılık yapılmadıktan sonra,her türlü görüşün açıkça ,sansürsüz ifade edilmesinden yanayım. Zaten burada senin görüşlerini eleştirmedim.

Ben seni anlamakta zorlanıyorum. Ama anlayanlar mutlaka çıkar.

Kolay gelsin.
Bu kullanıcının tüm konu ve yorumlarını Ara/Bul
Bu yorumu alıntı yaparak cevapla
05-30-2011, 04:02 PM (Bu konu en son: 05-30-2011 tarihinde, saat: 04:03 PM düzenlenmiştir. Konuyu düzenleyen: salih.)
Yorum: #6
RE: Friedman'ın gelecek tasarımları
Değişik görüşlere açık olduğumu defalarca ifade ettiğim ve yüzlerce makalemin bulunduğu ;www.sinekboku.com/OzgurArena.html de Salih Salman imzasıyla bulabilirsin.
Bu kullanıcının tüm konu ve yorumlarını Ara/Bul
Bu yorumu alıntı yaparak cevapla
05-30-2011, 07:00 PM
Yorum: #7
RE: Friedman'ın gelecek tasarımları
sizin gibi kıymetli bir şahıs benim gibi aciz ve garip bir adam karşısında mahcubiyet hissetmemeli belki perde kalktığında kimsenin yüzüne bakacak halim kalmaz. bende size teşekkür ediyorum yıllar sonra yine bişeyler yazabildiğimi görmemi sağladınız.herkesin onca işi gücü, meşguluyeti, ailesi veya başka sorunları varken burda bunlarla ilgilenmek gerçekten his ve duygu ile açıklanabilir. ben doğru ve düzgün olduğumu iddia etmiyorum. haklı olduğumu da söylemiyorum. edebiyet yapmayı sevmem yarım aklımla kurduğum cümleleri kendi anlayacağım şekilde yazıyorum ve okuyanın anlayışına uygun olsun diye kelimeleri seçerek kullanıyorum ve türkçe yazıyorum.
Bu kullanıcının tüm konu ve yorumlarını Ara/Bul
Bu yorumu alıntı yaparak cevapla
05-30-2011, 08:50 PM
Yorum: #8
RE: Friedman'ın gelecek tasarımları
uzmantarihçi kardeş; boşver bu değerli değersiz işlerini lütfen. Çıkış noktası olarak hepimiz eşitiz.Ne senden ne de başkasından hiçbir üstün tarafım falan yok. Öyle olan bir adam neden buralarda yazsın ki? Zaten onlar profesyonel ve elektronik / basın - yayın/ televizyonlarda boy gösteriyorlar.

Elbette herkesin tonla derdi var. Biz burada yazarak içimizi boşaltıyoruz.Onu da her zaman yapamıyoruz. Asıl teşekkürü hakedenler bu siteyi ayakta tutan kurucu/yönetici arkadaşlarımız.

Sen kendini rahat hisset ve kendini sansürlemeden yazmana devam et.

Ben aslında pek sert cevap yazmam ama hastalığımdan dolayı (sinirleniyorum herhalde ) bazen kantarın topuzunu kaçırıyorum.

Kolay gelsin.
Bu kullanıcının tüm konu ve yorumlarını Ara/Bul
Bu yorumu alıntı yaparak cevapla
05-30-2011, 08:57 PM
Yorum: #9
RE: Friedman'ın gelecek tasarımları
bu uslüb hiç yabancı değil biyerlerden hatırlayacağım ama neyse küfür tek milletir.
Bu kullanıcının tüm konu ve yorumlarını Ara/Bul
Bu yorumu alıntı yaparak cevapla
05-30-2011, 09:17 PM
Yorum: #10
RE: Friedman'ın gelecek tasarımları
(05-30-2011 08:57 PM)uzmantarihci Nickli Üyeden Alıntı :  bu uslüb hiç yabancı değil biyerlerden hatırlayacağım ama neyse küfür tek milletir.


Özgür küfür nerede???????

Bilen inanmaz, inanan bilmez
Bu kullanıcının tüm konu ve yorumlarını Ara/Bul
Bu yorumu alıntı yaparak cevapla
Yeni Yorum Gönder 

Anahtar Kelimeler

Friedman'ın gelecek tasarımları indir, Friedman'ın gelecek tasarımları Videosu, Friedman'ın gelecek tasarımları online izle, Friedman'ın gelecek tasarımları Bedava indir, Friedman'ın gelecek tasarımları Yükle, Friedman'ın gelecek tasarımları Hakkında, Friedman'ın gelecek tasarımları nedir, Friedman'ın gelecek tasarımları Free indir


Hızlı Geçiş:


Şu anda bu konuyu okuyan kullanıcı-(lar): 1 Ziyaretçi