|
Putin;Abd Haydutluk Yapıyor !
|
|
07-13-2011, 11:41 AM
Yorum: #1
|
|||
|
|||
|
Putin;Abd Haydutluk Yapıyor !
Daha evvel astığım ve yaklaşık bir hafta önce başka bir siteye astığım yazıda Abd nin borçlanma yacağını, tam açıkça olmasa da para basacağından sözetmiştim. Brotton Woods anlaşması sonrası Abd atom silahlarının da gücüyle tüm dünyaya -altın karşılığı olmadan- para basabileceğini kabûl ettirmişti.
Habere bir gözatın isterseniz; http://haber.sol.org.tr/dunyadan/putin-a...beri-44441 |
|||
|
07-13-2011, 06:41 PM
Yorum: #2
|
|||
|
|||
|
RE: Putin;Abd Haydutluk Yapıyor !
Amerika Birleşik Devletleri , adıyla teşkilatlanan haydut Devlet'den ,piyasadaki kağıtları karşılığında Altın talep eden De'Gaulle'e neler neler yaptıklarını ,
Saddam'ın "Euro"ya geçeceğim demesi üzerine ,Mezopotamya'yı ne hale çevirdiklerini, izliyoruz...... Kafatası Kemik ,CFR,Bildenberg,cart.ve curt . adı altında örgütlenip DÜNYA yönetiyor,kokainci sapıklar ! Olanağınız olursa Osmanlı Donanmasının Demir Döküm tesislerini Cumhuriyet Hükümetleri sayesinde ele geçiren , anlı-şanlı kriptomuz,medar-ı iftiharımız,beynelmilel geyimizin balmumundan heykelini görmeden geçmeyiniz . ( Yıllarca MEDİA eliyle manipüle ettikleri Amerikan Orta Sınıf ve Garip insanları da giderek DİŞ BİLEMEYE başladı BUNLARA ! ) Marx Üstad ; çok haklıymış yahu . Sonuçta Almanya'da değil Kuzey Amerika'da olacakmış gibi gözüküyor............. PİYASADA DOLAŞAN AMERİKAN DOLARLARI'NIN " KAĞIT " DEĞERİ DIŞINDA HİÇ BİR DEĞERİ YOKTUR ! Amerika Birleşik Devletleri; sıkıştığında Bu KAĞITLARDAN basar ! BASAR ! |
|||
|
07-13-2011, 07:55 PM
Yorum: #3
|
|||
|
|||
|
RE: Putin;Abd Haydutluk Yapıyor !
Willam BLUM Kitabını Yazdı
"Haydut Devlet: Dünyanın Tek Süper Gücü İçin Bir Rehber" adlı kitabında Amerika’nın "küresel müdahaleciliğinin" nasıl işlediğini, Amerika’nın dünya üzerindeki hakimiyetinin nasıl kurulup sürdürüldüğünü örnekler vererek deşifre eden gazeteci William Blum, Amerikan dış politikasına karşı yönelttiği sert eleştiriler ve CIA üzerine yaptığı araştırmalarla tanınıyor. "Bir Amerikalının gözünden Amerika"yı, karar alma mekanizmalarının nasıl işlediğini anlatan Blum’ın Türk - Amerikan ilişkilerinin seyrine dair yorumu da ilginç: "Türkiye’nin cezalandırılabileceğini sanmıyorum." TURKISHTiME: Amerikan dış siyasetini, daha doğrusu, ABD’nin önderliğini yapmaya talip olduğu düzeni ifade etmek için kullanılan "Pax Americana" terimi Amerika’nın toplumsal ve siyasal yaşamında neye tekabül ediyor? WILLIAM BLUM: Her şeyden önce Amerikalıların "imparatorluk" gibi bir fikirleri, idealleri olduğunu düşünmüyorum. Amerikalılar yaptıklarının iyi bir şey olduğuna, dünyadaki görevlerinin insanlara yardım etmek olduğuna inanıyorlar. Kafalarında bir imparatorluk fikri olduğundan değil, iyi olduğuna inandıkları şey bunlar... Şunu hep göz önünde bulundurmak lazım: Amerikalılar kandırılmaya çok açık insanlar. T.T :Peki neredeyse gönüllü körlüğe sebebiyet veren temel unsurlar nedir sizce? W.B. :Bunun öncelikle kötü eğitimle ilgisi var. Ta ilkokuldan başlayarak şöyle deniyor: "Amerika’nın yaptığı her şey iyidir. Amerika’daki her şey iyidir." Bu iyiliği dünyaya yaymak da bir nevi ahlaki zorunluluk olarak algılanıyor. T.T. :Kitabınızda sık sık kullandığınız kavramlardan biri, uygulanan politikaları meşrulaştırma aracı olarak "ulusal güvenlik" ve bunun etrafında oluşturulan söylem. Bu söylemin ve politikanın zayıf noktası nedir sizce? W.B. :Özellikle 11 Eylül’den beri insanlar bu konuda kendilerini ve hükümetlerini giderek daha fazla sorgular oldu. Bu daha çok neyin bedelini ödediklerini bilememelerinden kaynaklanıyor. Az evvel sözünü ettiğim "Amerika’nın yaptığı her şey iyidir" fikri yüzünden şaşkınlık içindeler. Ve şöyle soruyorlar: "Biz ne yaptık ki?" T.T. :Kitabınızda ABD’nin, kapitalist sisteme seçenek oluşturabilecek tüm toplumlara, ülkelere müdahale edip bu toplumları engellediğinden bahsediyorsunuz. Bu, aynı zamanda statükonun ve bu statükonun garantörü olarak ABD’nin konumunun güçlenmesi anlamına geliyor. Gerek ABD içinde, gerekse dışında bu konumu sarsabilecek kuvvette güçler olduğunu düşünüyor musunuz? W.B. :Bu, dünya kapitalizminin alacağı yönle alakalı bir durum. Kapitalizmin nereye, nasıl bir noktaya evrileceğini bilemem. Dolayısıyla, Amerika içinden nasıl bir alternatif güç çıkar, orası meçhul. Gelelim ABD dışına... Dünyanın pek çok ülkesi Amerika’ya karşı çıkacak cesareti kendilerinde bulamıyor. Zira Amerika, kendisiyle işbirliği yapmayan, onun istediği düzene karşı çıkan ya da çıkma potansiyeli taşıyan her toplumu, her devleti, "düzeltme", "yola getirme", hiç olmadı, "cezalandırma" yoluna gitmiştir bugüne dek. Bu, özellikle biraz da Amerika’ya bağımlı hale gelmiş, getirilmiş Üçüncü Dünya ülkelerinin kolunu kanadını kırıyor. Bu anlamda, Amerika’nın gücünü sarsmaya doğrudan kalkışacak cesareti bulabileceklerini düşünmüyorum. T.T. :Özellikle Irak’a yapılan son müdahale öncesinde, Fransa - Almanya bloğu ve BM ile ABD’yi karşı karşıya getiren çok hararetli tartışmalar oldu. Bunlar, uluslararası hukuk ve adaletle tek taraflılık arasındaki gerilimi mi yoksa bir egemenlik savaşını mı ifade ediyordu sizce? W.B. :Her şeyden önce, Fransa’nın ya da Almanya’nın uluslararası hukuka dair kaygılarla Irak Savaşı’na karşı çıktıklarını, Irak halkına ne olduğu, ne olacağı, kaç Iraklı’nın öleceği gibi konularda endişelendiklerini sanmıyorum. Esas itibariyle söz konusu gerilim, iktidarın paylaşımına ilişkindir diye düşünüyorum. Fransa ve Almanya bu paylaşımda hisse sahibi olmak istediler ve ABD’nin tek taraflılığını, tek başına bir güç olmasına karşı uluslararası hukuk kartını öne sürdüler, ama tutmadı. Amerika, kimseyi dinlemeden, hiçbir ülkeyi bu paylaşıma dahil etmeden, sadece kendi istekleri, çıkarları doğrultusunda tek başına hareket etmek istedi ve bunu da yaptı. Arkasından da kendisiyle işbirliği yapmayan her ülkeyi cezalandıracağını ilan etti. T.T. :Kitabınızda değindiğiniz gibi, ABD kah doğrudan, kah dolaylı olarak, çeşitli mekanizmalarla farklı ülkelere sürekli müdahale ediyor. "Sürekli savaş" halinde olmak anlamına gelen bu durum, bütçede askeri harcamalara ağırlık verilmesi demek. Bunun Amerikan ekonomisi ve dolayısıyla da toplumsal yaşam üzerindeki olumsuz etkileri bir değişim dinamiği yaratabilir mi sizce? W.B. :Bu konuda bir öngörüde bulunmanın çok güç olduğunu düşünüyorum. Ancak dediğiniz gibi, Amerika’nın askeri harcamaları her yıl katlanarak artıyor ve bunun genel Amerikan ekonomisi üzerinde çok olumsuz etkisi var. Amerika’da her yıl daha çok insan işsizlik, enflasyon, sağlık, eğitim gibi kamu hizmetlerinden yararlanamama, evsizlik gibi sorunlardan mustarip. Bunun toplumsal - siyasal bir değişim dinamiği yaratabileceğiniyse bilemiyorum, zira tek gördüğüm artan fakirlik ve umutsuzluk. Buna koşut olarak artan bir tepkisellik de var tabii ama bunun hala güçlü ya da yeterli olduğu kanaatinde değilim. Çünkü George Bush Hükümeti’nin doğru yaptığına inanan pek çok insan var ve genel gidişat umurlarında değil. T.T. :Özellikle Irak Savaşı sırasında ve sonrasında yaşananlar doğrultusunda Türkiye - Amerika ilişkilerinin seyrini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konunun uzmanı olmadığımı belirteyim. Ancak şunu söyleyebilirim ki, Türk parlamentosunun Amerikan askerlerinin Türkiye üzerinden Irak’a saldırmasına "hayır" deyişi yöneticilerimiz nezdinde önce büyük bir şaşkınlığa, sonra da büyük bir öfkeye sebep oldu. Hiç beklenmeyen bir durumdu bu. Aslında belki de Türk hükümetinin de beklemediği bir şeydi. Dediğim gibi, büyük bir kızgınlık duyuldu ve birilerinin özür dilemesi, Amerika’nın istediği davranışa geri dönülmesi istendi. Ancak şunu söyleyebilirim ki hükümetinizin tavrı savaş sırasında ve sonrasında pek çok şeyi değiştirdi. Savaşın hemen arkasından hükümetin, ama özellikle de Türk ordusunun "hata yaptıklarını kabul etmeleri" istendi zaten. Aman Tanrım! Bu oldu mu? Bunu gerçekten yaptılar mı? Bu ne cüretkarlık? T.T. üleymaniye’de Türk askerlerine yapılanları bu öfkenin bir sonucu olarak mı görmeliyiz? Yoksa başka bir manası var mı?W.B. :Bu konuda bildiğim tek hikaye, Amerikan hükümetinin Türk askerlerinin Kuzey Irak’a girmelerini ya da müdahale etmelerini istemediği. Ancak olayların ayrıntısını bilmiyorum. T.T. :Olaylar Amerikan basınına yansımadı mı? Nasıl aktarıldı bu olaylar? W.B. :Pek geniş yer bulmadı basında. Bir şey bilmiyorum. T.T. :Yöneticilerinizin kızgın olduğunu söylediniz. Bundan sonrası için nasıl bir tepki beklemek gerekiyor? Özellikle Türk - Amerikan ilişkilerinde bir kırılmaya yol açabilir mi bunlar? Ya da Amerika Türkiye’yi, dünyanın diğer devletlerini onun istediği gibi davranmadıkları için "cezalandırdığı" gibi cezalandırmakla tehdit edebilir mi? W.B. :ABD, dünyanın bütün diğer devletlerini tehdit eden ve onlara zarar veren büyük bir kabadayıdır, ama bütün kabadayılar gibi, karşılarında dikilirseniz geri adım atarlar. Ve ABD Türkiye’ye, Türkiye’nin ABD’ye ihtiyaç duyduğundan daha fazla ihtiyaç duyuyor olabilir; Türkiye’deki Amerikan askeri üsleri gibi... Dolayısıyla Türkiye’nin illa cezalandırılacağını düşünmüyorum. T.T. :Gerek kitaplarınızda, gerekse bu konuşmamızda Amerikalı karar alıcıların nasıl davrandıklarından, ama daha çok da Amerikan siyasetinin dünyada nasıl bir etki yarattığından söz ettiniz. Siz bir süre hükümette çalıştınız. Amerikan siyasetinin asıl karar alıcıları kimler? Nasıl bir mekanizma ve güç dağılımı var? W.B. :Amerika’da asıl karar alıcı elbette Pentagon. Ben 1960’lı yıllarda çalıştım hükümette. Ancak karar alıcı konumda değildim. Amerika’da bu konumda değilseniz, hükümette çalışıyor olsanız bile karar mekanizmalarında sözünüz geçmez, kimse de sizden bunu talep etmez zaten. Dolayısıyla mekanizmaların nasıl işlediğini içerden görmek mümkün olmaz. WILLIAM BLUM KİMDİR? 1967 yılında, hükümetinin Vietnam politikasına karşı olduğu için Dışişleri Bakanlığı’ndaki görevinden ayrılan William Blum, hayatını ABD’nin, özellikle de CIA’in aktivitelerini deşifre etmeye adadı. Haydut Devlet: Dünyanın Tek Süper Gücü İçin Rehber (Rogue State: A Guide to the World’s Only Superpower) adlı kitabının girişinde belirtildiği gibi, "kendi hükümetinin diğer köşelerinde yaptıklarına" artan bir merakla araştırmalarını sürdüren Blum’un, Batı Bloğu Muhalifi: Bir Anti-CIA Eylemcisinin Biyografisi (West-Bloc Dissident: Memoir of an Anti-CIA Activist) Umudu Öldürmek: İkinci Dünya Savaşı’ndan Bu Yana Amerikan Askeri ve CIA Müdahaleleri (Killing Hope: US Military and CIA Interventions since World War II) adlı kitaplarının yanı sıra Amerikan "işler"ine dair pekçok deneme ve makalesi var. |
|||
|
07-13-2011, 08:35 PM
Yorum: #4
|
|||
|
|||
|
RE: Putin;Abd Haydutluk Yapıyor !
Amerika'da okuma-yazma bilmeden Lise'den mezun ediliyor insanlar....
Kolej mezunu olmak ; haklı olarak küçümseniyor... Ben ABD'nin kendi halkını nasıl sömürmekte olduğuyla çok ilgili değilim ! Benim halkım; cehalete yatkın halkım ,zır cahil halkım,ülkem satılırken farkında bile olmayan Halkım,Fatmagül izleyen halkım ebesi s.kilerken n'apacak,o'nu merak ediyorum.... İyi ki yaş kemale erdi; bu HALK'ı izlemek nasip olur ,ümit ederim ! - Cahiller, - Cahil olduklarını farkedemeyecek kadar Ahmaklar, - üstüne üstlük Edepsizler, Ve bu topraklardan kovulacaklar ! Henüz farkında değiller ! |
|||
|
07-13-2011, 09:10 PM
Yorum: #5
|
|||
|
|||
RE: Putin;Abd Haydutluk Yapıyor !
(07-13-2011 08:35 PM)dekadan Nickli Üyeden Alıntı : Amerika'da okuma-yazma bilmeden Lise'den mezun ediliyor insanlar.... ...ve.. ve öpüldükçe böbrek yatağından (% 49.9) veren halkım. |
|||
|
07-13-2011, 09:41 PM
Yorum: #6
|
|||
|
|||
|
RE: Putin;Abd Haydutluk Yapıyor !
Enerji Havzaları'na giremezse ,
Çin ve Hindistan'ın yükselişini mümkün değil DURDURAMAZ ! ROK ! ( ŞAH mat için henüz erken ! ) Ahh ! Şu Karadeniz'e bir girebilse ! "Piyon"larla açılım da deniyor elbette .................... |
|||
|
« Eski Konular | Yeni Konular »
|
Anahtar Kelimeler |
Putin;Abd Haydutluk Yapıyor ! indir, Putin;Abd Haydutluk Yapıyor ! Videosu, Putin;Abd Haydutluk Yapıyor ! online izle, Putin;Abd Haydutluk Yapıyor ! Bedava indir, Putin;Abd Haydutluk Yapıyor ! Yükle, Putin;Abd Haydutluk Yapıyor ! Hakkında, Putin;Abd Haydutluk Yapıyor ! nedir, Putin;Abd Haydutluk Yapıyor ! Free indir |